Evet O, vahşi ve bedevi bir cemaatten, asrımızda dahi topuklarına ulaşılamayan medenî bir millet inşa etti. O’nun için, çok haklı olarak Moliere mealen şöyle der:
“Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) cemaati kadar ıslah edilme adına müsait olmayan ikinci bir cemaat göstermek mümkün değildir ve yine mümkün olmayan bir başka mesele de; yirmi üç sene gibi kısa bir zamanda, bu cemaati ıslah edip insan hâline getirmektir. Bu da ancak Hz. Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) müyesser olmuştur.”
Ve yine bir başka Batılı şöyle der: “Beşer, kendisi için mukadder yükselmenin yüzde 25’ini, var olduğu günden, Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) devrine kadar katedebilmiştir. O’nun devrinde ise bu rakam birden dikey olarak yükselmiş ve yüzde 50 olmuştur. O günden bugüne gösterilen bütün gayretler ise, ancak bu seviyeyi yüzde 75’lere ulaştırabilmiştir.”
Bu samimî itirafa göre, Hz. Âdem’den, Allah Resûlü’ne kadar gelen bütün peygamber ve filozofların, bütün büyük devlet ve ilim adamlarının müşterek gayretlerinin semeresi, Allah Resûlü’nün 23 senelik devrede elde ettiği neticeye ya ulaşmış veya ulaşamamış! Yani bunca teknik gelişmelere rağmen, geçen 14 asırda insanlık, ancak O’nun elde ettiği yüzde 25’lik neticeyi yakalayabilmiştir. Kalan yüzde 25 ise eğer dünyanın ömrü varsa bundan sonra elde edilecektir.
İşte Hz. Muhammed (aleyhisselâm) budur! Ve işte O’nun beşeriyete hizmeti bu denli sağlam ve salim vicdanlara açıktır. Britanya Ansiklopedisi de, bu mevzu ile alâkalı şöyle diyor: “Beşer tarihinde çok büyük ıslahatçılar gelmiştir. Bunların arasında nebiler de vardır. Ve bunlar, bir kısım başarılar da ortaya koymuşlardır. Ancak bunların hiçbirinde Hz. Muhammed’in sergilediği başarıyı görmemiz mümkün değildir.”