İçeriğe geç

Bütün hayatını hadise, Allah Resûlü’nün mübarek sözlerine hasreden Yahya İbn Maîn, mevzû hadisleri de ezberlerdi. Bir keresinde, Ahmed İbn Hanbel, neden böyle yaptığını sorduğunda: “Yanıma gelen insanlara, bu mevzûdur, şu mevzûdur; bunların dışında kalanlardan alabildiğini alırsın, derim.” cevabını vermişti.35 İmam Zührî’den Yahya b. Said el-Kattan’a, Buhârî ve Müslim’den Dârekutnî ve Hâkim’e uzanan çizgide daha dünya kadar nekkâd ezberciler yetişti…

b. Hakperestlik Duygusu

Yalanın takibi, yalana karşı tavır, derken hakkın hatırını âlî tutma.. ve doğru olmayanın konuşulmasına meydan vermeme. Meselâ; bir gün Hz. Ömer hutbe irad ederken: “Kadınlarınızın mehirlerini kırk ukıyyenin üstüne çıkarmayın!” demişti ki, maksûrenin ardından bir kadın: “O da niye ey mü’minlerin emîri? Allah, Kur’ân-ı Kerim’de ‘Onlara kantar kantar verdiğiniz altın ve gümüşten, onları boşayacağınızda hiçbir şey geri almayın!’ derken, siz ‘kırk ukıyye diyorsunuz.’ ” şeklinde karşılık vererek, koca halifeye: “Adam hata etti; kadın isabet etti!” veya “Yâ Ömer, sen dinini bir kadın kadar dahi bilmiyorsun!”36 dedirtiyordu.

Bu türlü durumlarda, tâbiîn imamları da aynı şekilde davranıyorlardı. Meselâ, Zeyd İbn Ebî Üneyse: -Kardeşinin dikkatsizliğinden mi, vehminden mi, mezhep taassubundan mı, yoksa başka bir sebepten mi- “Kardeşimden hadis almayın!” diyordu.37

Sahabe adına ilk telifte bulunan ve Buhârî, Müslim seviyesindeki büyük hadisçilerin imamı Ali İbnü’l-Medînî’ye: “Baban nasıldır?” diye sorulduğunda: “Bana değil, onu başkasına sorun!” cevabını veriyor; ısrar edilince de: “Hadis dindir, babamsa zayıftır.”38 şeklinde konuşuyordu.

396