Resûlullah’ın havarisi ve kahraman halası Safiyye’nin oğlu, ilk Müslümanlardan, Aşere-i Mübeşşere arasında bulunmakla serfiraz Hz. Zübeyr İbn Avvam, o kadar az hadis rivayet etmiştir ki, bir gün oğlu kendisine: “Baba, sen neden hadis rivayet etmiyorsun?” diye sorduğunda: “Bir kelimede bile Resûlullah’a muhalefet ederim diye ödüm kopuyor. Çünkü O: ‘Benim üzerime yalan söyleyen, Cehennem’deki yerini hazırlasın!’ buyurmuştur.”6 şeklinde cevap vermişti.7
Tam on yıl bilâ-fasıla, Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) hizmet etmiş bulunan Hâdim-i Nebevî Hz. Enes b. Mâlik (radıyallâhu anh), bir gün: “Eğer hata ederim endişesi ve korkusu olmasaydı, Resûl-i Ekrem’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) daha çok şeyler anlatırdım.”8 buyurmuştu.
Beş yüz sahabiyle görüştüğü söylenen ve bir beldeye vardığında: “Beş yüz sahabi görmüş bir insan geliyor.” denen, tâbiînin büyüklerinden.. ve İmam Ebû Yusuf’a, hatta İmam Ebû Hanife’ye Kûfe’de büyük tesiri olan Abdurrahman İbn Ebî Leylâ: “Yüz yirmi sahabi tanıdım ki, -bir mescitte aynı anda yüz yirmisi de oturuyor olabilir- kendilerine bildikleri bir şey sorulduğunda hep birbirlerinin yüzlerine bakarlar; konuşurken, Resûlullah’ın sözlerine bir kelime karıştırıveririm korkusuyla başkasının cevap vermesini beklerlerdi.” demektedir.9 Kimse cevap vermeyince de nihayet bunlardan biri dişini sıkar ve Allah’a dayanarak, -İbn Mesud gibi- أَوْ دُونَ ذٰلِكَ، أَوْ فَوْقَ ذٰلِكَ، أَوْ قَرِيبًا مِنْ ذٰلِكَ، أَوْ شَبِيهًا بِذٰلِكَ hatırlatmasıyla rivayette bulunurlardı.10