İçeriğe geç

اَلنَّظَرُ إِلَى الْوَجْهِ الْجَمِيلِ عِبَادَةٌ“Güzel yüze bakmak ibadettir.” sözü de, hadis diye uydurulmuş sözlerdendir. “Güzele bakmak sevaptır.” şeklinde, Türk halkının ağzında çok yaygındır. Hâlbuki bu söz, bir dalâlettir, bir sapıklıktır.9

Bunun gibi, yukarıda geçtiği üzere: اُطْلُبُوا الْعِلْمَ وَلَوْ بِالصِّينِ“İlim, Çin’de de olsa talep edin.”10 sözü de, -günümüzde ilim adına yeni bir şeyler söylemek ve İslâm’ın ilme verdiği değeri güya ortaya koyma adına ne kadar söylenirse söylensin- yalandır, uydurmadır ve asla hadis değildir.

İlme ait Kur’ân’da ve hadiste o kadar senâ, terğip ve teşvik vardır ki, kâhinlerin secalarına benzeyen böylesi sözlere ihtiyaç yoktur. Meselâ, Kur’ân-ı Kerim’de: إِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَۤاءُ“Kullarından ancak âlim olanlar Allah’tan haşyet duyar.”11 buyrulmuştur; yine Kur’ân-ı Kerim’de:

قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”12 âyeti vardır. Ayrıca sahih hadiste:

إِنَّ الْمَلَائِكَةَ لَتَضَعُ أَجْنِحَتَهَا رِضًا لِطَالِبِ الْعِلْمِ“Melekler razı olmalarından dolayı ilim talep edenlerin (ayaklarının altına) kanatlarını gererler.”13 buyrulmuştur. Böyle onlarca âyet ve hadis varken, hadis diye uydurulmuş sözlere hiç ihtiyaç yoktur.

2. Mevzû Damgası Vurulan Sahih Hadisler

Misal olarak getirdiğimiz bunlar ve daha bunlar gibi yüzlerce mevzû hadise dokunulmaz, hatta konuşmalara konu edilirken, bugün Buhârî, Müslim ve Kütüb-i Sitte’den diğer dört kitapta geçen ve muhaddisîn-i kiramca sahih kabul edilen pek çok sahih hadise dil uzatılmaktadır.

a. Tevrat’ın Müjdesi

Meselâ, bunlardan biri, Buhârî’nin rivayet ettiği şu hadistir:

408