İçeriğe geç

Din; sel felaketinin, yıldırım afetinin insanları zorladığı, muztar kalmaktan doğan bir sistem olmadığı gibi, beşerin iktisadî, içtimaî durumlarını temin etmek, onları huzura kavuşturmak için ortaya atılmış bir sistem de değildir. Yine o, Renanların, Russoların dediği gibi, insanın tabiatından doğmuş olmaktan da fersah fersah uzaktır. O ilâhî bir kanunlar mecmuası, ilâhî bir vaz’dır ve insanların dünyevî ve uhrevî saadetini tekeffül etmektedir.

Buradaki huzur ve mutluluğumuz ona bağlıdır. Hukuk mefhumuna bağlı kalmak ancak onunla mümkündür. Ahirette de yine, Cennet’e ve Cemalullah’a erme onun sayesinde olacaktır.

Medeniyet ne kadar terakki ederse etsin, insanın sadece dünya hayatını dahi mutlu ve mesut kılmaya yeterli olmayacaktır. Nerede kaldı ki, dinin yerine geçsin.

34