Geçmişte olduğu gibi günümüzde de insan yetiştirme, yetiştirip istidat ve kabiliyetleri yerli yerince değerlendirme büyük önem arz etmektedir. Ancak, bu çok önemli vazifenin yapılabilmesi için öncelikle sağlam bir alt yapının oluşturulması şarttır. Bunun için de en başta sağlam bir aile yapısı, her türlü melanetten arındırılmış bir sokak ve en iyi şekilde dizayn edilmiş değişik terbiye müesseseleri gerekmektedir. Günümüzde böyle bir alt yapıdan bahsetmek oldukça zordur. En başta, çocuk yetiştirme düşüncesine bağlı bir aile yapısı kalmamış, sokaklar çirkinliklerle dolup taşmakta.. mektepler ise büyük ölçüde kendilerinden bekleneni eda edememekte ve uygulanan sistemle âdeta istidatları köreltmektedir.
Eskiden medreselerde hakaike, tahlil ve terkibe kapalı “hafız-ı Kur’ân” yetişirdi, günümüzde de okullarda, sadece “hafız-ı kimya”, “hafız-ı fizik” vs. yetişmekte. Ezbercilik muhakemenin önünde, zekâ dogmalara bağlı ve dumur yaşamakta, buna karşılık şablonculuk gırla gitmekte… İşte böyle bir ortamda –Einstein ruhlu insanlar bile olsa– hiçbir zaman o ayarda dâhiler yetişmeyeceği açıktır. Çünkü zemin, böylelerinin yetişmesine müsait değildir; kalıplar önceden konmuş ve ona uygun insanlar yetiştirilmektedir. Öyle ki o şablonun dışına çıkanlar asi sayılmaktadır. Bu itibarla, en başta bu yanlışlığın düzeltilmesi gerekmektedir.