Allah (celle celâluhu), bana ne ciddî bir şey kazandırdı ne de verdiğim zaman tam dokunacak şeyler verdi. Ama Kur’ân, insanın cibilliyetinde cimrilik vardır diyor. Yine tefsirciler, وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدِيدٌ8 âyetindeki “hayr”ı mal diye yorumlarlar.9 Demek mala karşı insanın çok şiddetli hırsı var ve hatta bazen o uğurda canını bile verebilir; verebilir de malını vermez. Bu, insan tabiatının sesi, soluğudur. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Malı uğrunda mücadele ederken öldürülen şehit olur.”10 diyor. Dolayısıyla bir insanın uğrunda öldüğü şeyi, başkalarına vermesi çok kolay bir şey olmasa gerek. Ama eğer bazı kimseler vermeyi kolay hâle getirmişlerse, demek bunu epey işlemişler veya bu insanların gönül koydukları, göz koydukları, bakıp büyülendikleri çok önemli bir mesele var…
Maksadı İfade
Toplum karşısına çıkıp konuşma durumunda olan kimselerin mümkün mertebe insanları şaşırtacak, onları tereddüde sevk edecek ve kendi değerlerimiz hakkında içlerine kuşku salacak ifadelerden sakınmaları gerekir. Her zaman halk efkârında istikameti korumak, aydınlarımızın sorumluluğu cümlesindendir. Bazı konular vardır ki yer yer onları ifade mecburiyetinde kalabiliriz. Ancak ele aldığımız mevzu yanlış anlaşılmaya müsait ise, icmalde kalmak tafsilden daha iyidir. Yoksa mesele suitevil ve tefsire uğrar, yanlış anlaşılır. Bunu biz Müslümanlar kendi yaptığımız hizmet adına da söyleyebiliriz. Bence çoğu insanın hizmetler adına susması daha iyidir; zira önemli bir kitlenin gıyabında konuşurken, ağzımızdan onları olduğundan farklı gösterecek veya farklı mânâlara çekilebilecek sözler çıkabilir…