İçeriğe geç

taşın kıymetini ancak ondan anlayanlar bilir. Bu açıdan Hazreti Ali,  “Şayet Ebû Bekir olmasaydı, Müslümanlık olmazdı.”34  sözleriyle onu takdir edenlerin başında yer almış ve onun bu büyüklüğünü şu sözleriyle ifade etmiştir: “Hazreti Ebû Bekir’in bir gecesi, bizim ömrümüze bedeldir.”

Hakkı Bâtıldan Ayıran Aşılmaz Sur

Hazreti Ömer Efendimiz’in de üstün bazı hususiyetleri vardır. O, halifeliği döneminde İslam birliğini tehdit eden her türlü nifak ve şikak hareketine karşı âdeta bir sur vazifesi görmüştür. Ayrıca kendi döneminde dünyanın iki süper gücü olan Bizans ve Sasani’yi dize getirmiş ve pek çok insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. İran Kadisiye savaşıyla birlikte teslim olmak zorunda kalmış ve bu sebeple içinde Hazreti Ömer’e karşı bir hınç beslemeye başlamıştır. Üstad Hazretlerine göre onların Hz. Ali’yi öne çıkarmalarının arkasında yatan sebep, “Hazreti Ali’ye duyulan sevgi değil, Hazreti Ömer’e duyulan kin”dir.35Hazreti Ali onların hususiyetlerini bildiğinden dolayı bu iki büyük halifenin hilafetleri süresince onlara –bizim daha sonra adını koyduğumuz– şeyhülislamlık vazifesi yapmıştır. Yani bu iki halife fetva verilmesi gereken konularda çoğunlukla Hz. Ali’ye danışmıştır. Hususiyle Hazreti Ömer’in ona sorduğu pek çok soru ve ondan aldığı fetvalar vardır. Hadis kitaplarında nakledilen şu hadise Hazreti Ali ile Hazreti Ömer arasındaki münasebeti göstermesi açısından oldukça manidardır. Hazreti Ömer Efendimiz, Hacerü’l-Esved’i öperken, “Biliyorum ki sen bir taşsın. Ne faydan ne de zararın vardır. Allah Resûlü’nün seni öptüğünü görmeseydim ben de öpmezdim.” deyince, Hazreti Ali Efendimiz çok rahat bir şekilde ona, ”Sen o taşta olan sırrı bilseydin ya Ömer, bunu söylemezdin.” demiştir. Onun bu sözüne Hazreti Ömer’in

60