İçeriğe geç

düşüncesi üzerinde hâkimiyet kurduklarında, vicdanı baskı altına alıp onda delikler, çatlak ve kırıklar meydana getirdiklerinde insan hiç farkına varmaksızın iman dairesinin dışına savrulabilir. Mesela kibirle alakalı olarak, Allah Resûlü (sallallahu aley-

hi ve sellem), ٍ اَلا َيَْدْ ُخُُلُ اْلَْجَّنََةَ َأََحٌَدٌ في َقَْلِْبِه ِمِْثَْقَاُلُ َحََّبٍَةٍ ِمِْنْ َخَْرْ َدٍَلٍ ِمِْنْ ِكِْبٍْر“Kalbinde zerre kadar büyüklük hissi bulunan kimse cennete giremez.”58 buyurmak suretiyle bu öldürücü virüslerden birine dikkat çekmiştir. Bu açıdan insan sürekli kendisiyle yüzleşmeli, Allah’ın nimetlerini fark etmeli, bu nimetlere hamd ü senada bulunmalı ve aynı zamanda bunların birer istidrac sebebi olabileceğini asla hatırdan çıkarmamalıdır.

87