İçeriğe geç

Bu mazhariyete eren muhib, varlık ve yoklukla izah edilmeyen bir ebedî hayata erer ve ateşte kızarmış bir demirin, ateş olmadığı hâlde, kendini ateş zannedip “Ben ateşim!” dediği gibi, o da duyuş ve sezişlerini bu türlü hulûl ve ittihad şaibeli sözlerle mırıldanır. Bu türlü durumlarda, esas olan göz açıklığı ve Sünnet mîzanlarıdır. Ama; hâl’e mağlup, müşâhede ve hazlarıyla mahmur hak erleri, bazen bu gerçeğe muhalif beyanda da bulunabilirler. Bu gibi durumlarda, insafla onların niyetlerini araştırmak ve aceleden hüküm vermemek çok önemlidir. Aksine, insan farkına varmadan, اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”3 sözüyle maiyyet-i ilâhiyeye mazhar pek çok kimseye düşmanlık beslemiş ve مَنْ عَادٰى لِي وَلِيًّا kudsî hadisinde ifade buyrulduğu gibi, Allah dostlarına düşmanca tavır almakla, Allah’a karşı ilan-ı harp etmiş olur.4

اَللّٰهُمَّ حَبِّبْ إِلَيْنَا الْإِيمَانَ وَزَيِّنْهُ فِي قُلُوبِنَا وَكَرِّهْ إِلَيْنَا الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ وَاجْعَلْنَا مِنَ الرَّاشِدِينَ
وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سَيِّدِ الْمُرْشِدِينَ.
194