İçeriğe geç

Halifeler halifesi Hz. Ömer’i (radıyallâhu anh) omuzunda kırba, su taşırken gören biri sorar: “Bu ne hâl ey Allah Resûlü’nün halifesi!” Mukarrebliğin mukimi Ömer: “Dış ülkelerden bir kısım elçiler gelmişti, içimde şöyle böyle bir şeyler hissettim; –hâşâ ki o, bizim anladığımız mânâda bir bulanıklık olsun– o hissi kırmak istedim.” der.2 Onun sırtında un taşıması,3 minberde kendini levmetmesi,4 levmedenlere ses çıkarmaması5 hep bu kabîl hazm-ı nefisle alâkalı hususlardan olduğu gibi.. valiliği döneminde Ebû Hüreyre’nin, şuna-buna sırtında odun taşıması;6 Zeyd b. Sabit’in kadı olduğu bir dönemde İbn Abbas’ın elini öpmesi, buna mukabil Tercümanü’l-Kur’ân’ın da onun atının üzengisini tutması;7 Hz. Hasan’ın, ekmek kırıklarıyla oynayan çocuklarla oturup, onların yediğinden yemesi8 ve Hz. Ebû Zerr’in, başını Bilâl-i Habeşî’nin ayağının altına koyması9… gibi hâdiseler hep birer mahviyet ve tevazu örneğidirler.

107