İçeriğe geç

“Bu ceza sizin yeryüzünde haksız yere (küstahlaşıp) ferih-fahûr yaşamanız yüzündendir.”5 hakikatiyle sürekli ürperir ve her lahza ayrı bir perdede كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ۤيئًا بِمَۤا أَسْلَفْتُمْ فِي الْأَيَّامِ الْخَالِيَةِ“Geçmiş günlerdeki mahrumiyet (ve fedakârlıklar)a mükâfat olarak afiyetle yiyin, için.”6 eltâf-ı sübhaniyesini duyarlar.

3. Âriflerin gayretidir ki, her an ayrı bir مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ“Seni hakkıyla bilemedik.” ufkunda dolaşır, tasavvurlar üstü güzellikleri temâşâ eder.. gördüklerini bazen kendi gözlerinden bile kıskanırlar. Bazen de, buranın tam bir rasat yeri olmadığına hayıflanır ve gözlerinden dert yanar, hatta sırlarına karşı serzenişte bulunur ve titreyen bir ibre gibi karar gününe kadar hep ihtizaz içinde olurlar.

اَللّٰهُمَّ الْعَفْوَ وَالْغَيْرَةَ، اَللّٰهُمَّ إِلٰى مَا تُحِبُّ وَتَرْضٰى،
وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ۽ الْمُصْطَفٰى.
50