İçeriğe geç

Sâlikin ilk işi, sağlam bir niyetle, istidat, kabiliyet ve seviyesine göre, “tevbe”, “inâbe”, “evbe” unvanlarıyla yâd edilen, Allah’ın sevmediklerinden sevdiklerine, istemediklerinden istediklerine, hayvanî ve cismanî hayattan kalbî ve ruhî hayata hicrete azmetmesidir. Böyle ciddî bir niyet, nefis tezkiyesi, kalb tasfiyesi ve ahlâk tehzibiyle desteklendiği sürece, sâlikin zamanla zâhiri de bâtını da farklılaşır ve daha bir mâmur hâle gelir; gelir de ufukları bir bir aydınlanır.. ihlâs ve samimiyetinin derinliği ölçüsünde vicdan mekanizması itibarıyla bir nuranîleşme ve davranışları açısından da apaçık bir istikamet örneği sergilemeye başlar. İmanın, tam bir iz’ana inkılâp etmesi, iz’anın mârifetle derinleşmesi, mârifetin muhabbete dönüşmesi, muhabbetin alev alev aşk hâlini alması, aşkın gidip ta hayrete ulaşması yoluyla, topraktan, balçıktan yaratılan insan âdeta sema ehlinin matmah-ı nazarı hâline gelir ve melekûttaki “sâcidîn”, “râkiîn” esnâfına bir kıblenümâ olur. Artık ona teveccüh eden doğruya yönelmiş, ona tutunan da sağlam bir ipe sarılmış sayılır.

289