Son cümle bana, Nakşî tarikatında pîr sayılan ve “O Kâsım bin Muhammed pek güzeldir; inâyât-ı keremi lemyezeldir” diye zikredilen Kâsım bin Muhammed’i hatırlattı. O, çok ciddi ve gözü yaşlı bir insan olmasına rağmen, Zât-ı Vâcibu’l-vücud’un varlığı hakkında şüphe ve tereddüt izhar eden birini görünce kahkaha atarcasına güler; “Allah Allah, şu ahmak adama bakın, Zât-ı Ulûhiyet hakkında şüphe ediyor!..” dermiş. Belki o türlü reybîlerin hâline ağlanması gerekir ama o büyük zat, öyle inanmış ki, o hususta şüphe etmeyi ancak ahmaklara yakıştırabildiğini ifade etmek için kendi vakar sınırlarını zorlar ve âdeta kahkahayla gülermiş. İşte, öyle inanmak lazım…
356