İçeriğe geç

İşte kul, rükûdan tekrar doğrulurken bir inşirah hisseder gibi, سَمِعَ اللّٰهُ لِمَنْ حَمِدَهُ “Allah, kendisine hamd edeni işitir.” der. Âdeta bir “elif” gibi dimdik ayağa doğrulduğu zaman da “Rabbim! Hamd sanadır. Beni insan olarak yarattın. Hesabın dehşetinden rahmetinle beni kurtardın ve daha pek çok lütufta bulundun.” mânâsına رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ der.

Bazen mü’min bunu yeterli bulmaz ve Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) gibi;

اللَّهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ، لاَ أُحْصِى ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ

“Allahım, gazabından rızana, azabından afiyetine, Senden Sana (celâlinden cemaline) sığınırım. Seni senâ etmekten âciz olduğumu itiraf ederim. Seni senâ etmenin hakkını verebilecek olan da yine ancak Sensin.”215

Ya da;

رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ مِلْءَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ، وَمِلْءَ مَا بَيْنَهُمَا

وَمِلْءَ مَا شِئْتَ مِنْ شَىْءٍ بَعْدُ

“Ey Allahım, ey Rabbimiz, semalar dolusu, arz dolusu, bu ikisi arasında ne varsa onlar vüs’atinde ve bunlardan başka istediğin her şey dolusu hamdler Sanadır.”216 şeklinde dua eder.

Rabbin rahmetinin kendisiyle beraber olduğunu düşünerek hesabın ağırlığıyla ilgili endişeleri bir nebze hafifler de ruh dünyasında ümit meltemleri esmeye başlar. Sonra da Cenâb-ı Hakk’a karşı şükranın ifadesi olarak yüzünü yere koyup secdeye kapanır. Orada da üç defa, سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلَى “Yüce Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehtir.” demek suretiyle Rabbi tazimde bulunur.

222