İçeriğe geç

İşte Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) yine böyle bir tahdis-i nimet sadedinde, إِنَّ اللّٰهَ عَزَّ وَجَلَّ جَعَلَ لِكُلِّ نَبِيٍّ شَهْوَةً، وَإِنَّ شَهْوَتِي فِي قِيَامِ هَذَا اللَّيْلِ “Allah her nebiye, bir şeye karşı şehvet (kuvvetli arzu) vermiştir. Benim arzum ise gece ibadetine karşıdır.”228 buyurmuştur. Ancak Efendimiz, hiçbir zaman namazdan aldığı ruhî haz için namaz kılıyor değildi. Bu ifadelerde, bu türden şeylere açık olan insanlara işarette bulunulmaktadır. Himmet âli tutulacak ve namaz o hâle gelinceye kadar çalışma ve gayret devam edecektir.

b. Cemaatle Namaz

Namazları cemaatle kılmak, hiçbir zaman ihmal edilmemesi gereken çok önemli bir sünnettir. İmam Ahmed İbn Hanbel’in cemaat hakkındaki anlayışı dikkate değerdir. O, cemaati, namazın farzlarından biri sayar. Tabiîn efendilerimiz de cemaat hususunda son derece titizdirler. Mesela büyük imam A’meş (Süleyman İbn Mihran), –tebe-i tabiîn imamlarından Vekî İbn Cerrah’ın şehadetiyle– yetmiş sene boyunca ilk tekbiri hiç kaçırmamıştır. Yetmiş sene, tek bir rekâtı bile kaza ederken görülmemiştir. Bir başkası, ömrü boyunca namazlarda başkasının ensesini görmemiştir; çünkü hep en ön saftadır.

234