Meydana çıkılacağı zaman da, o duruma göre en uygun şekilde hazırlanmak bir vecibedir. Ve tabiî en başta da moral gücü bakımından hazırlanmak gelir. Askerlik ilminin mütehassısları, harpte moralin ne demek olduğunu çok iyi bilirler.. bilir ve hassasiyetle üzerinde dururlar. Morale, dâyelik ve kaynaklık yapacak olan da, hiç şüphesiz imandır. İmanı olmayan bir insanın muharebe meydanında ciddî bir performans göstermesi düşünülemez.
a. Moral Gücü
Ve işte, mü’minin moral gücünü takviye edip onu ruh ve fizikî yönüyle muharebeye hazır hâle getirmeyi hedefleyen nurefşân birkaç beyan:
“O hâlde, dünya hayatı yerine ahireti iştira edip alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz.”16
“Ey Nebi! Mü’minleri savaşa teşvik et! Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan iki yüz kişiye galebe çalar. Sizin yüz kişiniz inkâr edenlerden bin kişiyi yener, çünkü onlar, aklı ermeyen bir güruhtur.”17
“Nice az topluluk vardır ki, Allah’ın izniyle çoklara galebe çalmıştır.”18
“Gevşemeyin, tasalanmayın, siz üstünsünüz, eğer mü’min iseniz.”19
“Akıbet ve netice Allah’tan korkanlarındır.”20
Ve bu âyetlerden süzülen sarsılmaz bir prensip: