اَلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ فِرَاشًا “O (celle celâluhu), yeryüzünü yaşamanıza müsait bir döşek yaptı.” ifadeleri de yeryüzündeki nimet-i ilâhiyeyi hatırlatmakla bizi ubûdiyete davet ettikten sonra, ubûdiyete karşı bir iştiyak arzusunu uyarmaktadır. Mâbud-u Mutlak’a kulluk yaparken size olan sâbık nimetlerine bakarak kulluk yapmalısınız. Evet, binanızın tavanını aydınlattığı, orada bir sirâc-ı münir yaktığı, bir sobayı tutuşturduğu, zemin yüzü sofrasına hazırlanan nimetleri onda pişirdiği için Rabbinize ibadet etme mecburiyetindesiniz. Zannediyorum böyle bir ifade, uyanık gönüllerde kulluğa karşı fevkalâde bir heyecan, bir aşk ve şevk uyaracaktır.
فِرَاشًا sözünden öyle anlaşılmaktadır ki, zemin yüzü ancak bir annenin, çocuğunun istirahatı için hazırlayabileceği sıcak bir döşekten daha mükemmeldir. Bu kelime, yeryüzünün mahz-ı rahat (rahatın ta kendisi) bir döşek olduğunu ifade etmektedir. Yani insan düşünmese bile, bu nimetleri hazırlayan Zât, ağacın dalında, hayvanın memesinde ve daha değişik nimet mahzenlerinde insana tebessüm eden çeşit çeşit nimetlerle donatılmış zemin yüzünde sadece elini uzatarak alıp ağzına koyacağın bütün ihsanları sana hatırlatarak ibadete karşı derin bir arzu ve iştiyak uyarıyor.