Bu mevzudaki bir üzüntümü daha ifade etmek istiyorum: Risaleler ve iman hakikatlerine dair yazılan eserler, tahkîk-i imanı elde etme, irfan ufkuna ulaşma ve zevk-i ruhaniyeyi yakalama adına bir rehberdir. Ama eğer, bazı insanlar, Nurlar sayesinde başkalarına nispeten biraz daha fâik, biraz daha farklı bilgilere ulaşınca, onları demagoji adına kullanmaya, caka yapmaya, o bilgileri peylemeye ve satmaya başlıyorlarsa; artık o hakikatleri başkalarına duyurmuyor, onlarla kendilerini ifade ediyor, onları kullanarak kendi reklamlarını yapıyorlarsa; okuyor, tahlil ediyor, açıklıyor, “Bakın neler var bunların içinde” diyorlar ama aslında kendilerini nazara veriyor ve “Bakın, ben nasıl anlıyorum, neler var bende; neler biliyor ve neler anlatıyorum.” demeye getiriyorlarsa; hatta ses tonunu, okuma üslûbunu, tahlil ve terkiplerini bile bu mülâhazaya göre ayarlıyorlarsa, bu şekilde tahkîk-i imanı elde etmeleri de, irfan ufkuna ulaşmaları da düşünülemez.