Hâsılı, Müslüman az ve öz konuşmalı, sevap olmayan şeylere ve laubâliliklere kat’iyen girmemeli. Malumat sahibi bir insansa ve ille de konuşması gerekiyorsa, sohbet-i Cânan’dan bahisler açmalı. Kendisi bilmiyorsa, başkalarının o istikamette konuşması için lazım gelen ön hazırlıkları yapıp zemin hazırlamalı; hak ve hakikatleri ihlâsla seslendirecek, sohbeti fayda verecek bir insana söz hakkı vermeli, onu konuşmaya teşvik etmeli, meclislerin günlük dedikodularla kirletilmesine müsaade etmemeli ve ne yapıp edip her sözü erkân-ı imaniyeye, Cânan sohbetine getirmeli. Kısacası, “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun.”11 hadis-i şerifine uygun bir hayat sergilemeli.
Bu faslı da Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın bir söz incisiyle bitirelim: “Allah’ın zikri dışında kelâmı çok yapmayın. Zira, Allah’ın zikri dışında çok kelâm, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah’a en uzak olanıkalbi katı olanlardır.”12
Dipnotlar
- 11 Buhârî, edeb 31; Müslim, îmân 74-77.
- 12 Tirmizî, zühd 62.