Rüyalar bütünüyle objektif sayılmayabilir. Ancak rüya gören şahsa göre onun ifade ettiği mânânın değişmesi herkesçe kabul edilen bir husustur. Bediüzzaman gibi İslâm âleminin mukadderatıyla yakından alâkalı ve âdeta onunla bütünleşmiş bir insanın gördüğü rüya, bir başkası tarafından da aynen görülse elbette aynı mânâyı ifade etmeyecektir.
Ancak burada objektif olan bir yön vardır. O da, herkesin rüya vasıtasıyla, misal âlemiyle irtibat kurması gerçeğidir. Evet, herkes bir cihetle misal âlemiyle irtibat kurar, bu sayede berzah âlemine girer ve her şeyin şu şehadet âlemindeki ecsamdan, eşbahtan ibaret olmadığına muttali olur. O âlemde de bir kısım acılar duyulmakta ve bir kısım lezzetler tadılmaktadır. Gönül yüce âlemlere iştiyak içindedir. İnsan ruhu ve insan kalbi, süflî şeylere karşı, fıtratı icabı tiksinti duymaktadır. Bunu da insan, berzahî tablolarda daha iyi anlamaktadır.
Bazı rüyalar bişarettir ve bu yolla bir kısım gaybî gerçeklere muttali olunabilir. Yeter ki bu rüyalar, nasslara, muhkemata zıt ve muhalif olmasınlar. Evet, dinî kriterlere ters düşmeyen rüyalar, başkasını bağlayıcı olmasa bile gören şahıs için yol gösterici birer rehber sayılabilirler.
d. Rüyalar Üzerine Son Bir Değerlendirme
Rüyamda görüyorum ki, İzmir Eşrefpaşa mıntıkasındayım. Babam ve yanında bir başka kuvvetli ruh, boynuma sarılıyor, ağlıyor; ağlıyor ve beni bırakıp gidiyorlar. Az sonra ben, Bornova’da konuşma yapmak üzere arabaya binip giderken, onların boynuma sarılıp ağladıkları aynı yerde birisi gelip şiddetle arabamıza çarptı.