İçeriğe geç

Müellifimiz âyetleri tefsir ederken onları konu bütünlüğünü göz önünde bulundurarak gruplandırır (1-5. âyetler, 6-7. âyetler, 8-10. âyetler gibi). İzaha başlarken önce âyetlerdeki kelimelerin “müfredat mânâsı”nı kaynaklara dayanarak etraflı bir şekilde verip açıklar. Açıklamasında sadece lügavî mânâlarla yetinmez, duruma göre kelâm, İslâm düşüncesi, fıkıh, tasavvuf ilimlerindeki ıstılah mânâlarına da girer. Mesela 6. âyette geçen كَفَرُوا kelimesini açıklarken kefr, küfr, küfrân, kâfir, kâfûr, kâfire kelimelerinin anlamlarını[23] verdikten sonra küfr terimini kelâm, akaid, mezhepler tarihi, İslâm düşüncesi alanları açısından inceler.[24]

Müteakiben aynı âyet grubunda “seçilen kelimelerdeki dil incelikleri” başlığı altında şu kabîl bilgileri buluruz: إِنَّ te’kid edatının, الَّذِينَ ism-i mevsûlünün, سَوَۤاءٌ kelimesinin, عَلَى edatının, başka çok müteradif kelimeler arasında inzar kelimesinin tercih edilmesi, zamirle anlatma imkanı varken zâhir isim kullanılmasındaki incelikler sarf, nahiv, belâgat ilimleri bakımından incelenir. Daha başka yerlerde îcâz, itnâb, ma’rife, nekire, tenvin, isim cümlesi, fiil cümlesi, fiilin mâzi veya muzâri getirilmesi, kasr, istifham ilh. üsluplarının ihtiva ettiği incelikleri bildirerek Kur’ân’daki üstün edebî anlatımı, Kur’ân estetiğini imkân ölçüsünde okuyucuya intikal ettirmeyi hedefler.

10