كُلَّمَا daha önce de gördüğümüz gibi tekerrür ifade eder, “her ne zaman ki” demektir. كُلّ kelimesi nekreye muzâf olduğu zaman umum efrâda şamil olur. Burada مَا’ya muzâftır, مَا da nekredir ki mânâ: “Her ne zaman olursa olsun.. hangi gün, hangi saatte ve mekânın hangi noktasında olursa olsun…” şeklinde olur. Buradaki anlamı itibarıyla ise: “Ne zaman onlara bir nasip, bir pay, bir rızık verilirse...” mânâlarını belirler.
رُزِقُوا fiili iki hakikate bakıyor gibidir: Evvela; mâzi olması itibarıyla şu anlaşılır: O nimetlerden, o rızıktan istifadenin vukuu muhakkak ve şu anda da hakikatiyle hazır, dolayısıyla sizi beklediğini kabul edebilirsiniz. Sâniyen; fiil meçhul olması itibarıyla da şunu anlatır: Siz hiçbir zahmet çekmeden gaybî ellerle size verilecek, veyahut sizin dünyada tabiî görüp hâdiseleri kendilerine isnat ettiğiniz esbap o gün kudret dairesinde şuurlu gibi size hizmet edecektir. Belki ağaç tedellî edip meyveyi sizin ağzınıza koyacak, maşrapa inecek aşağıya ve dalacak daldığı yere, tekrar dudağınıza yükselerek size kevserler sunacaktır.
مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ ifadesinde geçen iki مِن’e daha önce değinmiştik. Bunlar adesesinden baktığımızda mânâ şu olur: Cennet’in bütün nimetlerinden istifade edeceksiniz ama birden bütün nimetlerden değil, her defasında sadece bir kısmından istifade edeceksiniz; zira o, bir bakıma celâlî ve vâhidî tecellî eseridir. İnsan cemâlî tecelliye göre kâmet-i kıymetiyle mütenasip o nimetlerden istifade edecektir.