Esasen işi biraz daha derinden kurcalayacak olursak, bazılarındaki bu reaksiyonun çalışmaya karşı değil, haksız servet biriktirmeye karşı olduğunu görürüz. Bazılarında da düşmanlık, haklı veya haksız olduğuna bakılmadan, doğrudan doğruya servetin kendisine karşıdır.
Bu hareketin altında da şu anda yıkılıp gitmeye yüz tutmuş bir sistemin insanları iğfal etmesi yatmaktadır. Evet, senelerce bu milleti komünizme çekmek isteyenler, işçiyi de hep kendi menhus emellerine alet olarak kullanmışlardır.
Hâlbuki işçilik de Cenâb-ı Hakk’ın takdir ettiği ve Efendimiz’in de (sallallâhu aleyhi ve sellem) teşvikte bulunduğu çalışma şekillerinden biridir. Daha önce de zikrettiğimiz bir âyeti burada tekrar etmekte fayda var:
“De ki: Amel edin, işleyin. Allah, Peygamberi ve mü’minler sizin işlediklerinizi göreceklerdir.”13
Efendimiz ise, bir hadislerinde: “Allah, elinin emeği ile geçinen mü’min kulunu sever.”14 buyurmaktadırlar.
Demek oluyor ki, becerikli, iş bitiren, eli işe yatkın mü’minleri, Cenâb-ı Hak hem sevmekte hem de takdir etmektedir.
Bunun mefhum-u muhalifi de, beceriksiz ve elinden iş gelmeyen insanların Allah tarafından sevilmediği şeklinde ifade edilebilir. Yine Fahr-i Kâinat Efendimiz bir başka hadislerinde şöyle buyurmaktadırlar:
“Sizden hiçbiriniz eliyle kazandığından daha temiz bir şey yememiştir.”15 Evet, elinizin emeği sizin için en hayırlı rızıktır.
Görülüyor ki, alın teri ve el emeği ile kazanılan rızkı hem Allah hem de O’nun Resûlü alkışlamaktadır. Burada sahabinin naklettiği bir hususu arz etmeden geçemeyeceğim:
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir iş münasebetiyle Medine dışına çıkmıştı. Dönüşte bahçesinde çalışan bir sahabi gördü ve o bahçeyi şereflendirdi. Çapa yapan adamın elini eline aldı ve sonra da mübarek yüzüne sürdü.
Dipnotlar
- 13 Tevbe sûresi, 9/105.
- 14 Taberânî, el-Mu’cemü’s-sağir 8/380; el-Mu’cemü’l-kebîr 12/308; Beyhakî, Şüabü’l-iman 2/88.
- 15 Buhârî, büyû 15; İbn Mâce, ticârât 1.