Adamın çatlak çatlak olmuş eli Efendimiz’in gülden narin yüzünde geziyor ve Efendimiz bu esnada şöyle konuşuyordu: “Allah’ın hoşnut olduğu eller, işte bu ellerdir!”16
Çapa yapan sahabinin neşesine diyecek yoktu. Zira yaptığı işin ne derece makbul olduğunu bizzat Hz. Ruh-u Seyyidi’l-Enâm söylemişti. Aslında Allah Resûlü, çalışan amelenin elini yüzüne götürüp sürmekle, kıyamete kadar gelecek amele ve işçilere verdiği önemi de anlatıyordu. Ayrıca yine bu davranışıyla her devrin insanına, insana verdiği değer adına daha neler ve neler anlatıyordu!
Hz. Ebû Zerr’e hitaben söylediği sözlerde konu daha bir farklı yanıyla ortaya konur:
“Emriniz altında çalışanlar sizin kardeşlerinizdir. Kimin bir kardeşi onun emri altında çalışıyorsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin ve tâkatının üstünde yük yüklemesin. Yüklediği zaman da o yükün altına kendisi de girsin.”17 demiştir. Evet işçi, emek ve ücret, O’nun nazarında hep böyle değerli görülmüş ve alkışlanmıştır.
f. Ganimet
Her ne kadar bazı peşin fikirliler onu dillerine dolasalar da, İslâm’ın meşru kabul ettiği mühim gelir kaynaklarından biri de ganimettir.
Müslümanlarla savaşanlar ya Müslüman olacaklar ya cizye vermeyi kabul edecekler ya da üçüncü ve son alternatif olarak harp meydanını hakem seçeceklerdir. İşte harp meydanlarında kazanılan bu gelire ganimet denmektedir. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Mü’minin en makbul rızkı, ganimetten gelen rızıktır.”18 buyurur.
Belli devirlerde Müslümanlar ganimet yoluyla büyük zenginlikler elde etmişlerdir. Meselâ, Ömer b. Abdülaziz devrinde gün gelmiş zekât verilecek kimse bulunamamıştır. Bu husus, fıkıh kitaplarında harp ve sulh konusuyla alâkalı bahislerde ariz ve amik olarak anlatılır.
Dipnotlar
- 16 Serahsî, el-Mebsût 30/245.
- 17 Buhârî, iman 22; ıtk 15; edeb 44; Müslim, eymân 40; Tirmizî, birr 29.
- 18 Bu mânâyı ifade eden lafızlar için bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/50.