İçeriğe geç

Şimdi, liderleri böyle olan bir teb’a ile bu lider arasındaki münasebeti, uhuvvet ve kardeşliği ve bunların omuz omuza verip bütün zorlukları göğüsleyişini bir düşünün…

Acaba böyle bir toplumda çözülmedik problem, halledilmedik mesele kalır mı? Ve yine böyle bir toplumda yaşayanlar, daha dünyada iken Cennet’e girmiş olmazlar mı?

***

İslâm’da içtimaî yapı bu keyfiyette idi ve böyle bir içtimaî yapı üzerine İslâm’ın anladığı mânâda bir iktisadî ve ticarî yapı oluşuyordu.

Aslında bunları birbirinden tefrik edip ayırmak mümkün değildir. Zira bunlar aynı bütünün parçaları ve aynı vâhidin çeşitli yanlarıdır.

Dolayısıyla biz, bundan sonra ele alacağımız iktisadî ve ticarî yapıyı ancak böyle bir içtimaî yapıyla beraber sunmaya çalışacağız.

Evet, İslâm ekonomisi şayet bir bina ise, onun temeli, buraya kadar arz etmeye çalıştığımız içtimaî yapıdır. Ona bir insan veya organizma nazarıyla bakılacak olursa, bu yapı, onun ruhu ve canıdır.

Bence, bundan sonraki bölümlere, işte bu perspektiften bakılmalıdır.

156