İçeriğe geç

Ancak bu zümre bu lüks hayatı nasıl finanse edecektir? Tabiî ki gayri meşru yollardan! Dolayısıyla herkes çalma-çırpma yolunu araştırır hâle gelecek.. esnaf halkı aldatacak ve çeşitli spekülasyonları değerlendirecek.. büyük tüccar ihtikâr yapacak.. bir başkası ise faiz yoluna baş vuracak.. daha başkaları da ırzını satacak, namusunu alıp pazara götürecektir; götürecektir ki, bu lüks hayata ayak uydurabilsin ve bu gayya ve dalâlet yolunda yürüyenlerle beraber yürüyebilsin. Daha doğrusu bu anafordan o da nasibini alsın.

Evet, bütün bunları yaptılar, fakirimizi baştan çıkardılar ve onun da kalbî hayatını bozdular. Bu ise, herkese, sayılamayacak kadar suiistimallerin kapısını açtı. Bu hissizlik ve duygusuzlukla, bu israf ve bu lüks ile bir cemaat ve bir cemiyetin yaşaması ise mümkün değildir. Mehmet Âkif,

Bu hissizlikle cemiyet yaşar derlerse pek yanlış, Bir ümmet göster, ölmüş mâneviyatıyla sağ kalmış.

derken ne kadar haklıydı! Bir cemaatin mâneviyatı bu denli ölsün, madde bir mihrap gibi, onun her zaman başvurduğu bir kıymet olsun, onun iç âlemi bu denli bozulsun da, bakışı o ölçüde bozulmasın ve dünyayı düzgün anlasın, bu mümkün değildir.

a. İsraf, Rabb’e Karşı Bir Nankörlüktür

Lüks ve sefahatten, israf ve gereksiz istihlâk anlayışından içtinap etmek bizim birinci prensibimizdir. İnsanların arzu ve isteklerini gıcıklamaya ve onların, ayranını kabartmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

Onun içindir ki, İslâmî çerçevede, mala revaç vermek üzere iştihaları kabartacak şekilde vitrin kullanma dahi mezmumdur, yani zemmedilmiştir. Çünkü, teşhir edilen o şeyleri alamayanlar da görecek ve içinde burukluk hissedecektir. Hele alabilmek için meşru bir geliri yoksa, gayri meşru yolları deneyecek ve elde edemeyince servete de servet sahibine de kin bağlayacaktır.

332