Bu sistem, kanını ve irinini her tarafa saçtı. Bilhassa, belli bir dönemde bizim sokaklarımız da bu kan ve irinden nasibini aldı. Eğitim yuvalarımız lekelendi. Ülkemiz, atom bombası yemiş gibi bir harabezâra döndü. Bu sonuçta, İslâm’ı gerektiği gibi temsil ve tebliğ edemeyen biz Müslümanların da elbette vebali vardır ve bu vebal affedilir gibi değildir.
2. Komünizmin Serüveni
a. İlk Komünist Fikirler
Komünizm, 19. yüzyılda birden ortaya çıkmış bir sistem değildir. İnsanlık tarihinde o veya ona yakın bir sistemi savunanlar hemen her zaman görülmüştür.
Meselâ, mal ve kadının ortak paylaşılması gerektiğini ileri süren ve kimsenin ne özel mülkü ne de hanımı ve çocuğu olmamalı diyen Eflâtun’un ‘Cumhuriyet’i, bir bakıma komünist bir cumhuriyettir.
Efendimiz’in dünyaya teşriflerinden önce İran’da ortaya çıkan Mazdekizm de, bir komünist hareket olup, Maniheizm’e tepki olarak doğmuştur. Mani, insanları ibadete, dünyayı ve maddî-cismanî hazları terke çağırıyor, karanlıktan kurtulup, aydınlığa ulaşmak için cismanîlikten çıkıp, tamamen kalb ve ruh seviyesinde mânevî bir hayat sürdürmek gerekir, diyordu.1
Cismaniyeti, beşeriyeti ve tabiatı topyekün inkâr eden Mani inancına karşı Mazdek de kendi adıyla anılan sistemini geliştirip, ilk defa İran’da neşretmişti ki, Efendimiz’in peygamber olarak gönderilişinden kısa bir süre önce Nuşirevan tarafından mezhebin kurucusu asılmış ve taraftarları da dağıtılmıştı.
Dipnotlar
- 1 Şehristanî, el-Milel ve’n-nihal 1/244-250.