İçeriğe geç

Bu açıdan inananlara düşen vazife, hangi dairede olursa olsun sulhu temin etmenin, sulh vesilesiyle elde edilecek fayda ve hayırların peşinde olmaktır. Bu konuda insanların farklı dinlere, kültürlere, etnik kimliklere, dünya görüşlerine sahip olması bir engel olarak görülmemelidir. Farklı dinlere mensup olan veya hiçbir dine inanmayan insanlar arasında bile beraber yaşamanın mümkün olacağı gösterilmelidir. Farklı mezheplere, dinlere, ırklara, hiziplere mensup insanlar arasında oluşması muhtemel gerginlik ve çatışmaların önüne geçmenin, toplumda huzur ve sükûnu temin etmenin en iyi yolu budur.

Bu itibarladır ki böyle umumi bir sulhun sağlanması istikametinde projeler geliştirilmeli, makul stratejiler ortaya konulmalıdır. Zira bunun sağlanması sanıldığı kadar kolay değildir, çok ciddi ceht ve gayretlere vabestedir. Böyle mühim bir neticeye ulaşma yolunda bazen kan kusarsınız da izah sadedinde “Kızılcık şerbeti içmiştim.” demeniz iktiza edebilir. Aynı şekilde geçmişte yaşanmış bir kısım kavgaları unutmak, affetmeye ve yeri geldiğinde taviz vermeye hazır olmak gerekir. Kısaca, insanların sulh ve barış içinde birlikte yaşamalarını temin etme adına katlanılabilecek her şeye –millî onurun ayaklar altına alınmaması kaydıyla– katlanabilmek lazımdır.

Engeller Olgun İnsanlarla Aşılır

45