İçeriğe geç

“Ey iman edenler (ufuk insan hâline gelebilmek için), sabır ve namaz ile Allah’tan yardım dileyin. Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir.”

(Bakara sûresi, 2/153)

Sabır, musibetin, gelip çattığı, mâsiyet adına kötü duygu ve hislerin teşvikçi rolünü oynadığı ve itaate ait emirlerin işitildiği, tebliğ edildiği ilk anda şekil, hâl ve düşüncede sarsılmama, şoke olmama ve yer değiştirmeme demektir ki, إِنَّمَا الصَّبْرُ عِنْدَ الصَّدْمَةِ اْلأُولٰى“Sabır, hâdisenin ilk gelip çattığı andadır.”27 hadisi bu mânâyı resmeder. Yoksa, alışıp şoku üzerinden attıktan ve muafiyet zırhına büründükten sonra gösterilecek sabra kâmil mânâda sabır denmez.

Bu arada bir hususa işaret etmekte yarar var; en büyük sabır, Allah’a itaat, emirlerine riayet, yasaklarından içtinap adına gösterilecek olan sabırdır. Zira insan, tevhid burcuna ve ubûdiyet ufkuna ancak itaat ile ulaşır. Bu mertebeden sonradır ki, Allah’tan gelen her şeye râm olma ve boyun eğme keyfiyetine bürünme gelir.

48