İçeriğe geç

Kendisine, bu minberi niçin yaptırdığını soranlara da o, bu minberi “Mescid-i Aksa için yaptırdım.” der dururmuş. “Şu anda Kudüs haçlıların elinde, bu nasıl olacak?” diyenlere de “Ben, İbn Berrecân’ın tefsirinde, Rûm sûresine hâşiye düşürülmüş derkenâr bir notta, Haçlıların orada bir kere daha hezimete uğrayacaklarını ve Kudüs’ün yeniden Müslümanların hâkimiyetine geçeceğini, hem de tarihiyle yazılı olarak gördüm. Şimdi İbn Berrecân’ın verdiği o tarihe tam 25 yıl var. 25 yıl sonra ömrüm olursa o minberi oraya koyacağım.” dermiş.66 Ne var ki, Nureddin Zengi’nin ömrü vefa etmemiş; Kudüs’ü fethedip o minberi Mescid-i Aksâ’ya koyma şerefi, onun yetiştirdiği Selahaddin Eyyûbî’ye nasip olmuştur.

Evet, İbn Berrecân, Kudüs Selahaddin Eyyûbî tarafından fethedilmeden senelerce önce bu fethi Kur’ân’ın işârî mânâlarından çıkararak müjdelemiştir.

Benzer bir başka haberi, İbn Cerir et-Taberî, Şûrâ sûresinin tefsirinde zikretmektedir ki, İbn Cerir’in tefsiri hem bir rivayet hem de dirayet tefsiri olup, çok fazla işârî mânâlara ehemmiyet vermeyen bir tefsirdir. Bundan yaklaşık 1100 sene önce yazılan bu tefsirde İbn Cerir, حٰمٓ عٓسٓقٓ harfleriyle ilgili şöyle bir hâdise nakleder:

414