İçeriğe geç

Yine Bakara Sûresi’nde, كُتِبَ عَلَيْكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ إِنْ تَرَكَ خَيْرًا الْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ بِالْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى الْمُتَّقِينَ “Öleceğini anlayan biriniz, geriye mal bırakacaksa, anası, babası ve akrabaları için münasip bir tarzda vasiyette bulunması farz kılındı. Bu, müttakiler üzerine bir borçtur.” (Bakara sûresi, 2/180) âyetiyle, “valideyn ve akrabîne vasiyette bulunma” emredilmekte ve “sınıf-ı mütekârib”e işarette bulunulmaktadır ki, bu bir bakıma daha sonra anlatılacak mirasın da mücmel bir hulâsası demektir.

44