Bunun gibi, كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْ وَعَسٰۤى أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ وَعَسٰۤى أَنْ تُحِبُّوا شَيْئًا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ “Hoşlanmasanız da savaşma size farz kılındı. Olur ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur.. Ve olur ki, sevip arzu ettiğiniz bir şey de sizin için şerli olur. Doğrusu bunu Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara sûresi, 2/216) âyetinde cihadın mü’minler için farz olduğu anlatılmış; cihad ilan etme mecburiyetinde kalındığında, وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ فِيهِ فَإِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْ كَذٰلِكَ جَزَۤاءُ الْكَافِرِينَ “Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Dinden döndürmek için işkence yapmak, adam öldürmekten beterdir. Yalnız, onlar Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça siz de onlarla orada savaşmayın. Onlar sizi öldürmeye kalkışırlarsa siz de onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası böyledir.” (Bakara sûresi, 2/191) âyetiyle de kendi kuralları içinde cihad emredilmiştir.
Ayrıca bu sûrede, يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْأَهِلَّةِ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ “Sana hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir...” (Bakara sûresi, 2/189) âyetiyle insanlar için büyük önem arz eden zaman mefhumuna, aynı zamanda astronominin önemli bir konusu olan takvimciliğe ve Ay’ın hareketlerine göre düzenlenen kamerî takvime dikkat çekilmiştir.