Cemaat içinde bulunmanın bir büyük faydası da şudur: Kişinin mâsiyetleri, günahları, dualarının kabul semasına yükselmesine engel olabilir; cemaatin dualarının kabul olacağı ise, kat’î gibidir. Bir kudsî hadiste Allah (celle celâluhu) şöyle buyurur: هُمُ الْقَوْمُ لَا يَشْقَى بِهِمْ جَليِسُهُمْ“Onlar öyle bir cemaattir ki, onlarla bir arada bulunan bedbaht olmaz.”22 Evet, gül bahçesinde bulunan, hiç olmazsa o bahçenin kokusundan istifade eder.
d) Cemaat, paratoner gibidir
Cemaat, ilâhî rahmeti cazibesi ve duasıyla davet edip sinelere ulaştırmada vasıta olduğu gibi, belâ ve musibetlerin def’ine de önemli bir vesiledir. Sema, kendine açılan semavî simalıların elleri ve gönülleriyle çok alâkadardır. Evet, cemaat hâlinde dua ve yakarış, Rahmete açılan avuçlara semavî tebessümleri celbederken, aynı zamanda yere uzanan afet ve musibetlerin de def’ine sebeptir. Paratonerden uzak kalanlara, şeytanın şimşekten okları her an isabet edebilir. Bazen de ondan iki gün uzak kalan dört gün, dört gün uzak kalan sekiz gün uzaklaşmış gibi, kendini boşluk ve kasvet içinde bulabilir. Bu, tıpkı ışığın kaynağından uzaklaştıkça, karanlığın ziyadeleşmesi gibidir.
2. Yalnız kalmayıp, mutlaka iyi arkadaşlar edinmek lâzımdır
Yukarıda işaret edildiği gibi, Allah, insanı içtimaî bir varlık olarak yaratmıştır. Yalnız yaşayan bir insan, hem dört yandan hücum eden dalâlet rüzgârları karşısında kuvvetsiz, desteksiz, hem de dualarının kabul olması gibi avantajlardan mahrum kalabilir. Bunun da ötesinde, şeytanın zehirli okları karşısında boy hedefi haline gelebilir… Bu itibarla, Aleyhissalâtü vesselâm, “Yalnız yaşayan, şeytandır.”23 buyururlar.
Dipnotlar
- 22 Müslim, zikr 25; Tirmizî, daavat 128.
- 23 Tirmizî, cihâd 4; Ebû Dâvûd, cihâd 86.