İçeriğe geç

Ve bir vakit de Musa’ya kırk gecelik bir süre ayırmıştık. Ama siz Musa’nın ayrılmasından az sonra, buzağıyı ilâh edinip öz canınıza kıymıştınız. Bütün bunlardan sonra Biz sizi affetmiştik ki şükredesiniz. (Ve ayrıca biz) Musa’ya Kitap ve Furkân’ı verdik. Tâ ki doğru yolda yürüyebilesiniz. (Tur sonrası) Musa, kavmine: ‘Ey kavmim! Sizler buzağıyı ilâh edinmekle kendinize çok yazık ettiniz. Derhâl Yaradanınıza tevbe edin, nefsinizin kötü arzularını kesin, (Allah yolunda) kendinizi öldürün. Böyle yapmanız, sizi Yaradanın nezdinde daha hayırlıdır.’ Böylece Allah da onların tevbelerini kabul etmişti. Zira O, tevbeleri kabul eden, merhamet ve ihsanı bol olandır.

Bir zaman da: ‘Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe sana inanmayız.’ dediniz. Bunun üzerine derhâl sizi yıldırım çarptı. Siz de bakakaldınız. Siz bir müddet ölü vaziyette kaldıktan sonra, şükredesiniz diye sizi dirilttik. Üzerinizde bulutları gölge yaptık. Size kısmet ettiğimiz helâl, hoş rızıklardan yemeniz için kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Aslında nankörlük etmekle onlar Bize değil, kendilerine yazık ediyorlardı.

Bir zaman da şöyle dedik: ‘Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin. Şehrin kapısından secde ederek saygılı bir tavırla girin ve ‘hıtta=başlıca dileğimiz affedilmektir’ deyin ki suçlarınızı affedelim; muhsinlerin mükâfatlarını daha da artıracağız. Ne var ki onlardan zalimler, sözü değiştirip başka şekle koydular. Biz de o zalimlere, itaat dışına çıktıkları için gökten acı bir azap indirdik.

64