Bir hesabı olmalı milletimizin her ferdinin. Ülkesini ve milletini seven her şahıs “Ben şu kadar yatırım yaparsam, ortaya şu kadar enerji koyarsam, içinde bulunduğum çağda cereyan eden hâdiselerin rüzgârını şu kadar arkama alırsam, hızımı şu kadar artırırsam, bu yolu şu kadar bir zamanda katedebilirim.” demeli ve bulunduğu konumda millî kalkınmanın bir yanını teşkil etmeli. Meselâ; bir öğretmen, bir öğrenciyi yetiştirmek, yani potansiyel insanı realite planında insanlığa yükseltmek için ne kadar zamana ihtiyaç varsa onu düşünmeli. Sadece öğretim açısından düşünecek olursanız, ilk ve ortaokul, lise, üniversite ve günümüzde önemli görülen bir master, doktora eğitimi… Öğretmen bütün bu süreci düşünmeli ve bir hayat boyu talebesinin önüne çıkacak hâdiseleri daha en baştan hesap ederek onu hazırlamalı. Böylece milletinin istikbale yürümesinde onun da katkısı olmalı.
Bu meselede çok önemli bir husus da şudur: Milletimizin ihyası, diğer cankeş milletlerin de o hâlden sıyrılıp hayata yürümesi demektir.