Bunun gibi insan da, her gün yeni bir kısım şüphe, tereddüt, yanlışlık ve hatalarla iç içe yaşıyor. Bunlara karşı antivirüs olacak en kavî imanı bugün elde etse, Şah-ı Geylânî’ninki gibi bir imana sahip olsa da, ertesi gün başka mânevî virüslere maruz kalıyor. Onlara yenilmemek için her gün imanını ve kalb hayatını gözden geçirmesi, her gün bir kere daha aynı kıvamı elde etmesi gerekiyor. Bugün zirveye çıkması yarınlar adına çok fazla bir şey ifade etmiyor. Bu durum ancak bir basamak vazifesi görüyor. Yani, bir basamak çıkmış oluyor insan. Yarını yarın için hazırlaması veya yarın için yarına hazırlıklı olması gerekiyor. Her yeni gün, yeniden bir donanıma; iman, Kur’ân, ihsan adına yeni şeyler keşfederek onları taze taze içte duymaya ihtiyacı oluyor. Yoksa bayatlama ve eskimeden kaçmak mümkün değildir.
Yeni bir güne bayatlamış duygularla girilmemelidir. Her gün yeni bir mü’min, yepyeni bir mü’min… İşte, “İki günü birbirine müsâvî (eşit) olan mağbûndur (aldanmıştır.)”36 hadis-i şerifini de bu mânâda anlayabiliriz.
Bir Rüya ve Tabiri
Dipnotlar
- 36 ed-Deylemî, el-Müsned 3/611; es-Sehâvî, el-Makâsıdü’l-hasene s.631.