Kendisi yapamazdı bunu. Çünkü, o gün Üstad, ne bu derdi dinleyecek insanlar, ne fedakâr öğretmenler, ne okul yapma, açma imkânları ve ne de kitap basmak için para bulabilirdi. Ama günümüzde onun işaret ve iş’arları altında bütün bunlar yapılabilir. Bugün ülkemizde bir sıkışıklık ve maddî zorluk vardır; ama sıkışmadan da olmuyor ve hiçbir devirde sıkışmadan da olmamış. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) irtihâl-i dâr-ı bekâ buyurduğunda kalkanı bir Yahudide rehindi. Kalkanını rehin vermiş, üç beş kuruş para almıştı ve onu ödeyemeden gitmişti. Sonra kendi hakkına düşen şeylerden onu ödediler ve Efendimiz’in kalkanını istirdad ettiler. Fakat söylemek istediğim odur ki, “Kâinatın İftihar Tablosu” bile çok zor günler geçirmiş, bazen pek çok meşakkate katlanması gerekmiştir. Bugün ise, ekonomik krize ve maddî sıkıntıya rağmen, ülkemiz finansman ve eğitilmiş insan açısından zannediyorum yeterli kadroya ve imkânlara sahiptir.
Öyleyse, bizim insanımız, ellerindeki bu imkânları iyi kullanmalı, eğitim seferberliğine destek olmalı; okullar açmalı, burslar vermeli ve istidatlı her talebenin okuyabilmesi için şartlar hazırlamalı; bunu yaparken bir birlik tesis etmeli ve bu birliği insanlık paydalarında buluşma şeklinde evrensel hâle getirmeli ve tekvînî kanunları gözeterek fakr u zaruretten de kurtulma yolları aramalı ve bulmalıdır.
Yıkılan İmajımız