İçeriğe geç

Böyleleri için artık, ne kendilerini aşağıya çekmek isteyen tabiatın zararlı yanları karşısında yenilmek ne de bedene ait sis ve dumanlar içinde şaşırıp kalmak söz konusu olabilir.

Çevrelerini saran bütün is ve pastan arınmış bu üstün kametlerdir ki, kim bilir, günde kaç defa gökler ötesi varlıklarla tanışıklığa girer, kaç defa meleklerle sonsuzluk istikametindeki yarışlara katılır ve kaç defa, hakikatin hararetiyle bir mum gibi eriyip mârifetin o bilinmez okyanuslarıyla bütünleşir. Eğer bugün biz gelecek adına biraz olsun ümit taşıyorsak, bu, o ruh insanlarının, Hak inayetlerine vesile olabileceği recâsından kaynaklanmaktadır.

Her şeyi inkâr eden ilim, insanlığa ait bütün değer hükümlerini de inkâr etmiştir. Hatta denebilir ki, Sanayi İnkılabı ile daha da küstahlaşan nesiller, insandan daha çok canavar yetiştirmişlerdir. Cihan harpleri şahit olarak yeter!

Batılı, kendisine musallat olan bu illetin geç de olsa farkına vardı ama, girilen yol tek taraflıydı ve bu yolun dönüşü de yok gibiydi. İhtimal daha bir süre onu, kalbini bağırsaklarına yedirmiş bir kısım hilkat garibeleri idare edecekti.

8. İlme ve İlim Adamına Saygı

Bizde ilim düşmanlığı yoktur ve hiç olmadı. Aksine ilim erbabı her yerde i’zaz ve ikram gördü.. ve her zaman ilim erbabının eli değil, etekleri öpüldü.

Celâdetli padişah Yavuz Sultan Selim Hazretleri, arkasında İbn Kemal olduğu hâlde ihtişamıyla yolda giderken İbn Kemal’in atının ayağından sıçrayan çamur Yavuz Sultan Selim’in cübbesine sıçrayıvermişti.. haşmetli hükümdardan gelecek bir gazap endişesiyle o büyük ve hakperest insanın içinde bir endişe hâsıl olur düşüncesiyle Yavuz Sultan Selim Han hemen dönüp nedimlerine şu talimatı verdi:

62