İçeriğe geç

Bir gün ezanın teşrîi.. öbür gün kâmetin teşrîi.. bir başka gün nikâhın teşrîi ve bilâhare dört kadınla sınırlandırılması, sonra da şarta bağlanması.. içkinin yasaklanıp eldeki kadehlerin yere çalınması.. ta ruhlarının derinliklerine işleyen ilâhî ve semavî sofralardan sadece birkaçıydı.

Ayrıca, bu sofraların, bu mesajların bir yanında, her zaman kendileriyle alâkalı bir hususu ve bazen gizli, bazen açık kendi isimlerini bile yakalayabiliyorlardı. Meselâ; مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ dan sonra وَالَّذِينَ مَعَهُ denirken gözler çok defa Hz. Ebû Bekir’e, أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ denince Hz. Ömer’e, رُحَمَۤاءُ بَيْنَهُمْ denince de12 Hz. Osman’a dönüyordu. مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِ okununca13 bakışlar, Enes b. Nadr’ın kahramanlığı ve şehadetinin etrafında geziniyor; hatta Enes İbn Mâlik de mezarında amcasına bakıyordu. Sonra, Allah Resûlü, Übey b. Ka’b’ı çağırıyor ve “Beyyine sûresini sana okumamı Allah bana emretti.” diyor, Übey: “Adımı da söyledi mi yâ Resûlallah?” diye soruyor ve: “Adını da söyledi.” cevabını alıyordu.14 Yine Allah:

فَلَمَّا قَضَى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا âyetinde15 Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) azatlısı, ilklerin ilklerinden Zeyd b. Hârise’nin adını anıyordu.

Evet, Allah onları, onlar da hep Allah’ı anıyorlardı. Gölgesini olsun rüyalarımızda yakalamamızın bize bir hafta yettiği Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) vasıtasıyla, O’nun azamet ve kudsiyetine münasip bir şekilde sürekli Allah’la münasebet içindeydiler. Onların hayatları, bu seviyede yakaladıkları anlayış, idrak, basiret ve mârifet içinde sürüp gidiyordu.

460