İçeriğe geç

Evvelâ, Kurân-ı Kerim, Fetih sûresinin son âyetinde sahabeyi şöyle tavsif eder:

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ“Muhammed Allah’ın Resûlü’dür.” İman-ı billâhtan sonraki en büyük hakikat; Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Allah’la insanlar arasında mukaddes bir vesile ve vasıta oluşudur.

وَالَّذِينَ مَعَهُۤ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ“O’nunla beraber bulunanlar ve O’nun maiyyetinde olanlar ise, küfre ve kâfirlere karşı çok çetindirler.”; (bükülmez kol, bükülmez bel ve temenna durmaz kamet).

رُحَمَۤاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا“Kendi aralarında yumuşaklardan yumuşak ve rahîm mi rahîmdirler.”(Hayatları namazdan ibarettir, denecek derecede o kadar çok namaz kılarlar ki), sen onları rükû ve secdede görürsün.”

يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا“Allah’tan fazl ve razılık diler dururlar.” ‘Allahım! Cennet bizden uzak ama, Senin fazlınla ayağımızın ucu, burnumuzun ucu, iki kaşımızın arası kadar yakındır. Allahım! İman ışığını eğer Sen yakmazsan, o bizden çok uzak; fakat Senin fazlınla yakınlardan daha yakın bir meşaledir. Allahım! Razılığını isteriz; Sen verirsen her şey olur; vermez, mahrum edersen, insan her şeyden mahrum kalır.’ der ve bunu vird-i zebân ederler.

سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِنْ أَثَرِ السُّجُودِ“Secde emaresi, alınlarında bellidir.” Onların alınlarında nûrefşân bir nişan sezer.. ve secdeden meydana gelmiş izler görürsünüz. Onları hiçbir şeyden tanımasanız bile, yüzlerindeki secde izlerinden, yüzlerinin behcet ve beşâşetinden tanırsınız. Onların nâsiyeleri, pırıl pırıl, dırahşân ve şûlefeşândır…

ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ“İşte, Tevrat, onları böyle anlatmaktadır.”

463