Bugün bütün dünyada ürpererek müşâhede ettiğimiz topyekün olumsuzluklar, varlık ve eşyaya sorumsuzca müdahele eden insanların eseridir. Şimdilerde her ne kadar çözüm adına birtakım tedbirler alınmış olsa da bunlar yetersiz kalmıştır ve neticede insanlık, değişik alanlarda o kadar ilerlemiş olmasına rağmen binlerce hastalık ve rahatsızlıkla kıvrım kıvrım kıvranmaktadır. Bugünün insanları akıllarını başlarına alıp Cenab-ı Hakk’ın koyduğu prensipler dairesinde varlığı doğru okuyup doğru değerlendirecekleri güne kadar bu problemin önüne geçilmesi mümkün değildir. Aslında burada, dikkat edilmesi gereken bir husus daha var ki o da, bu kirlenmenin birden bire meydana gelmemiş olmasıdır. Aksine bu ibretlik durum şu âna kadar birikmiş ihmal ve hesap edilmeyen bir kısım işlerin neticesinde kronik bir hâl almıştır ki, toparlanıp kendimize geleceğimiz güne kadar da bu kapkara tablo devam edeceğe benzer.
Bunun gibi, bazı kimseler gençliklerinde hayatlarını suistimal ederler. Bu tür suistimaller, tıpkı rutubetli yerlerde oturma, soğuğa maruz kalma veya sigara, içki vb. sağlığa zararlı maddeleri kullanmadan hâsıl olan rahatsızlıklara benzerler. Bütün bunlar, gençlik, güç, kuvvet ve sağlık gibi ilâhî nimetleri suistimal etmenin cezası gibidir. Mesela, aşırı alkol kullanmaktan dolayı siroz hastalığına yakalanan bir insan, hastalığı belli bir safhaya gelince farkına varsa da iş işten geçtikten sonra yapacak bir şey kalmamıştır ve o insan kendi intihar ve idamına mühür basmış demektir.