Benzer diğer bir husus olarak da onun, bütün yönleriyle ilmü’n-nefsin (psikoloji) teşrihatını yapması zikredilebilir. Fert psikolojisi, aile psikolojisi, cemiyet psikolojisi, recâ psikolojisi, havf psikolojisi.. bütün bunları insan, Kur’ân-ı Kerim’de takip, tetkik ve tahkik ederken âdeta kendi ruh hâletinin teşrih edildiğini ve his dünyasının anatomisinin nazarına arz edildiğini hisseder gibi olur. Asırları aşarak insan ledünniyatına, insanın içine böylesine inme ve onun içinde sinmiş şeyleri deşifre etme, bir bakıma psikanaliz yapar gibi bütün şuuraltı müzmeratı su yüzüne çıkarma meselesi Kur’ân-ı Kerim’e has bir keyfiyettir ki, psikologların, pedagogların kitapları bundan yoksun olduğundan, onların aczine; Kur’ân’da bulunduğundan dolayı onun da mucize olduğuna apaçık delâlet eder. İşte bu hususların hepsini kendi içinde çeşitli kısımlara ayırdığınız zaman vücûh-u i’câzın nerede ise kırka ulaştığı görülür.
Bu arada şu hususları hatırlamada da yarar var: Üzerinde durulan âyetteki en önemli hususlardan biri, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) nübüvvetidir. Nübüvvet mevzuunda “On Dokuzuncu Söz”ün reşhalarındaki beyanat, keza İşârâtü’l-İ’câz’da bu âyetin tefsirinde üzerinde durulan, Efendimiz’in şahsına ait özellikleri.. nübüvvetle alâkalı sıdk, emanet, fetanet, ismet, tebliğ gibi evsaf-ı âliyesi.. sonra şahsî, ailevî hayatla alâkalı getirdiği prensipler.. yaptığı âlemşümul inkılaplar.. gayptan verdiği haberler.. liderliği.. mükemmel kumandanlığı.. fevkalâde aile reisliği.. yetiştirdiği kimselerin fevkalâdeliği.. âdâb ve ahlâk-ı seyyieyi kaldırıp onların yerine ahlâk-ı âliyeyi ikâme etmesi.. insanların dem ve damarlarına işlemiş olumsuzlukları onlara terk ettirmesi.. ve bir tekini dahi beşerin en mütefekkirlerinin yapamayacağı daha pek çok şeyleri çok kısa zamanda yapması... gibi hususlar O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) peygamberliğini apaçık göstermektedir ki, bütün bunlar O’nun Allah’ın sadık kulu olduğunun ve Cenab-ı Hakk’ın iltifatıyla serfirâz bulunduğunun alâmetidirler.