Şirk ve şirk kokan hastalıkları aşmadan, Allah’a bağlı olmanın dışında bütünüyle bağımsız hale gelmeden insanlığın ıslahı kat’iyen mümkün değildir. Zatında, Allah’tan başka bizzat sevilecek, korkulacak, itaat edilecek ve himayesine sığınılacak bir başka varlık da yoktur. Şirkin her türünden kurtulmak da, bunu böyle kabullenmeye bağlıdır. Bir insan, içinde başkalarına karşı bir kısım endişeleri taşıyor, rızık korkusuyla yaşıyor, ölmekten ve mezara girmekten ürküyorsa bu, o insanın şirk mevzuunda daha aşamadığı pek çok probleminin var olduğunu gösterir.
H. Tevhide Çağrı
Düşüncede tevhide, davranışlarda tevhide yönelip hemen her meselede tam bir muvahhit olarak Cenâb-ı Hakk’ı birleme ve sadece O’na teveccüh etme her türlü şirk ve şirk şaibesinden kurtulmanın yegâne yoludur. Müşrikler bir yana, tevhid hakikatine inanan mü’minler, acaba bu hakikati ne ölçüde anlayıp sindirebilmiş ve içtenleştirebilmişlerdir!
Cenâb-ı Hak, bu yüce tevhid hakikatini en câmi şekilde:قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌۚاَللّٰهُ الصَّمَدُۚلَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙوَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ “De ki: O, Allah birdir. Allah sameddir. O, ne doğurmuş ne de doğurulmuştur. Ve O’nun asla dengi yoktur.”16 beyanıyla belirler ve ortaya kor.
Evet, Allah, birdir. O’nun vahdeti izâfî olmayıp zâtî ve hakikîdir. Vâhid, izafî 1’dir ve ikinin biridir, ama “Ehad” ikincisi tasavvur edilmeyen bir 1’dir, yani onun eşi ve menendi yoktur. O, öyle bir ehaddir ki, ne önü vardır ne arkası ne de bir dayanağı; bütün birler, ikiler, üçler hepsi gider O’na dayanır; O ise kendi kendine vardır.
Dipnotlar
- 16 İhlâs sûresi, 112/1-4.