Evet, herkes, kendi mesuliyet ve kaderiyle Allah’ın huzuruna çıkacak ve ona göre muamele görecektir. İşte bu açıdan da yine ferdin kalbî ve ruhî sıhhat ü selâmeti çok önemlidir. Allah Resûlü, bu mülâhazaya bağlılık içinde daireyi gittikçe daraltarak en yakınlarına seslenir ve sözlerini şöyle devam ettirir: “Ey Allah Resûlü’nün halası Safiyye! (Sen de nefsini Allah’tan satın almaya bak; (rehini çöz zira) ahirette senin adına da bir şey yapamam!”25 Sonra O daha bir yakını ve ciğerpâresi, gönül meyvesi olan Hz. Fatıma’ya (radıyallâhu anhâ) teveccüh buyurur ve: “Ey Muhammed’in kızı Fatıma! (Sen de nefsini Allah’tan satın al; (ipoteği çöz zira) ahirette senin adına da bir şey yapamam.”26 diyerek daha net bir şekilde herkese ferdî mesuliyetin önemini hatırlatır.
Evet, herkes, kendine çeki-düzen vererek ipotek olmaktan sıyrılmaya bakmalı ve Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) arkasındaki azatlılar içine girmeye çalışmalıdır. Vâkıa bu önemli meselenin plan ve programını uygulayan ve insanları “fekk-i rihân”a uyaran; uyarıp onun gönüllerde hüsnükabul görmesini temin ve tesis eden Resûl-i Ekrem’dir. Dolayısıyla da hepimiz ve herkes O’na medyundur: Mehmet Âkif
derken önemli bir gerçeği vurgular ve O’nun bir vesile-i necat olduğunu hatırlatır. Ancak burada, herkesin kendi hesabını verme mecburiyetinde olduğu ayrı bir husustur ve dinin ruhu açısından çok önemlidir.
Dipnotlar
- 25 Aynı yer.
- 26 Aynı yer.