Evet, “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.”27 âyetinin mazmununca, hiç kimse bir başkasının günahından dolayı suçlanamaz. Herkes kendisinden sorumludur. Kimse kimsenin günahıyla Cehennem’e girmeyeceği gibi, sevabıyla da Cennet’e giremeyecektir. Herkes kendi mesuliyetiyle mahşerden, sırattan geçerek, Allah’ın huzuruna çıkacak ve Cennetle şereflenecektir. Evet her ferde terettüp eden bir takım mesuliyetler vardır; fert, ancak bu mesuliyetlerini yerine getirdiğinde faziletli bir insan olabilecektir ki, yukarıda zikredilen “Herkesin durumu kendi kazanacağına bağlıdır.” fermân-ı sübhaniyesinden de bu anlaşılmaktadır. Evet, her insan, âdeta ayağına pranga vurularak bağlanmış gibidir ve ancak Allah’a inanması ve salih ameller yapmasıyla bu prangadan sıyrılabilecek ve kendi olma pâyesini elde edebilecektir.
Bu mazmun: “İnsana sa’y ve gayretinin neticesinden başkası yoktur. Bu amelinin neticesi de ilerde ortaya çıkıp görülecektir, sonra da emeğinin karşılığı kendine tastamam verilecektir”28 âyetleriyle de –yeni ifadesiyle– tam örtüşmektedir.
J. İslâm’da Aile Terbiyesi
“…Kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Sen (Ey Şanı Yüce Nebi) onların üzerinde bir vekil değilsin.”29
Dipnotlar
- 27 Fâtır sûresi, 35/18.
- 28 Necm sûresi, 53/39-41.
- 29 Zümer sûresi, 39/41.