İçeriğe geç

İster ruhları bizzat Hz. Azrail kabzetmiş olsun, isterse bu işi o, avene ve yardımcılarına yaptırıyor bulunsun, netice değişmez ve her insan, amelinin durumuna göre temessül eden bir melekle karşı karşıya kalır ve son nefesini bu hâlet içinde verir.

Eğer vefat eden, mü’min ve salih amel sahibi bir insan ise, onun ruhunu almaya gelen melek “Hemen çekip alanlara.”68 âyetinde işaret edildiği gibi neşe ve sürur dolu olarak gelir; huzur dolu bir atmosfer içinde o ruhu kabzeder. Ruhu kabzedilen insan, o hâlette iken bazen çok cüz’î bir acı hissetse bile ekseriyetle acı duymuş sayılmaz.. o, Mele-i A’lâ’nın müşâhedesiyle kendinden geçer ve meleklerin teşyi ve karşılamalarıyla yüceler yücesi âleme doğru kanat çırpan ruhunu seyreder. -Allahım, bize de böyle bir netice nasip eyle!-

Kâfirler ise kendi amelleri cinsinden korkunç yapılı meleklerle karşılaşırlar. Son anda açılan gözleriyle gidecekleri yeri müşâhede ederler ki, bu manzara onların içini korkuyla, endişeyle doldurur. “Andolsun söküp çıkaranlara.”69 mealindeki âyette de buna işaret vardır.

Onların ruhu, su dolu büyük bir kovanın derin bir kuyudan çıkarılması gibi ağır ağır ve yine onların ruhu, diken üzerine atılmış ipekli bir kumaşın sökülüp alınması gibi parçalana parçalana kabzedilecektir. Onlar binbir çeşit ızdırabı ruhlarında yaşayacak ve kapkaranlık bir ruhla bu dünyadan göçüp gideceklerdir. -Allahım, bizi bu kötü akıbetten muhafaza eyle!-

Kâfirlerin bu son durumlarını Kur’ân şöyle dile getirir: “Görseydin o inkâr edenleri; melekler onların canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar. ‘Haydi kavurucu azabı tadın!’ (diyorlardı.)”70

157