Bu ilimleri bir kısım kendini bilmezler ve ruhen şeytan istilasına uğramış bir kısım sarhoşlar, Allah’ı inkârda kullanıyorlarsa, bu, onların kıstaslarının inhirafı, kafalarının dönmesi, bakışlarının bulanması neticesidir. Onlar meleklerden, melekler de onlardan fersah fersah uzaktır. Hâlbuki diğer ilim erbabı önünde melekler, tevazu duygu ve düşüncesiyle kanatlarını seriyor ve onlara tazimde bulunuyorlar. Hz. Âdem’e melâike-i kiramın secdesinde -Allahu a’lem- bu mânânın büyük bir tesiri vardır.
3. İNSAN – MELEK MÜNASEBETİNİ ZEDELEYEN HUSUSLAR
İnsana ait bazı davranışlar, insanla melek arasındaki bu ciddî ve çok buudlu münasebeti zedeler ve bazı durumlarda da kesintiye uğratır. Zira insan o esnada meleklerin hoşlanmayacağı, onların kerih ve çirkin görecekleri bir durum sergilemektedir. Bu noktaya işaret eden ve bu hususta tahşidat yapan pek çok hadis-i şerif vardır. Bu hadisler insan-melek münasebetini zedeleyen davranışları engelleme gayretine matuf söylenmiş öğretici hadislerdir. İnsan onlara uyduğu nispette, meleklerle olan münasebetlerini devam ettirir.
Meselâ, bir hadis-i şeriflerinde Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Kim soğan, sarımsak, pırasa gibi kerih kokulu şeyler yerse, mescidimize gelmesin. Zira melekler kerih kokulardan hoşlanmazlar.”135 buyurmaktadır. Biz günümüzdeki yaygın bir illeti de buna ekleyip “sigara içenler” de diyebiliriz. Zira hükmün menâtı “kerih koku”dur ki, sigara da en az diğerleri kadar insanı rahatsız edecek kerih bir kokuya sahiptir. Elbette kişi bu kokuları izale edici müdahalelerde bulunabilirse, mescide gelmeyi engelleyen hüküm de ortadan kalkar. Zira burada esas olan, kerih ve çirkin kokunun giderilmiş olmasıdır. Yoksa gaye, insanları mescitten menetmek değildir.
Dipnotlar
- 135 Müslim, mesâcid 72. Ayrıca bkz.: Buhârî, ezan 160; et’ime 49; i’tisam 24; Tirmizî, et’ime 13; Ebû Dâvûd, et’ime 40.