“İmam, سَمِعَ اللّٰهُ لِمَنْ حَمِدَهُ deyince siz de اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ deyin. Kimin sözü meleklerin sözüne denk gelirse onun geçmiş günahları affolur.”116
Görüldüğü üzere, insanların ibadetlerine iştirak eden bu melekler, daima onlarla beraber tahmidat ve tesbihatta bulunmakta ve onların bu iştirakleri bazı günahların affına vesile olmaktadır.
Meleklerin bu dostluğu kişinin ölümüne kadar devam eder. Zayıf bir rivayet bize bundan sonrası hakkında da şu malumatı verir: Vefat eden insanın kabrinin başında iki melek durur. Bu melekler, sevabı kabir sahibinin hasenat defterine kaydedilmek üzere durmadan istiğfar ederler. Onların bu istiğfarı da kıyamete dek sürer.117
Meleklerden bir grup daha vardır ki, bunlar da nöbetleşerek mü’min kulların ibadet enginliklerini Cenâb-ı Hakk’a arz ederler. Hadiste anlatıldığı şekliyle:
“Cenâb-ı Hak, huzuruna gelen bu meleklere sorar:
– Nereden geliyorsunuz? Cevap verirler:
– Kullarının yanından.
– Kullarımı ne hâlde bıraktınız?
– Gittik namaz kılıyorlardı, döndük yine namaz kılıyorlardı.”118
Şu melek mürüvvetine bakın, dostluklarının hakkını nasıl da en güzel şekilde eda ediyorlar! Onlar vazifeyi sabah vakti devralmışlardır. O esnada mü’minler sabah namazı kılmaktadırlar. İkindi vaktinde nöbet değişikliği yapılmıştır. O esnada da ikindi namazı eda edilmektedir.
Dudakları dua ile süslü, içleri Cenâb-ı Hakk’ı anmakla dolup taşan, hissiyatları alabildiğine gelişmiş mü’minler hakkında meleklerin verdikleri rapor işte böyle bir mahiyet arz etmektedir. Ve bu raporun takdimi her gün tekerrür edip durmaktadır.
Dipnotlar
- 116 Buhârî, ezan 125; bed’ü’l-halk 7.
- 117 Bkz.: Beyhakî, Şuabü’l-iman 7/184.
- 118 Buhârî, mevâkîtu’s-salât 16; bed’ü’l-halk 6; tevhid 23, 33; Müslim, mesâcid 210.