İçeriğe geç

Diğer taraftan bir kısım melekler de vardır ki, sürekli insanların ibadet ve zikir meclislerini takip eder dururlar. Bu da onlara ait bir misyon ve bir vazifedir. İbn Mâce’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle ferman eder: “Cuma günleri bana çokça salavat getirin. Zira o, meleklerin hazır bulundukları bir gündür…”113

Demek oluyor ki, bir de bizim salât ve selâmlarımızı seyretmek, onları Resûl-i Ekrem’in mübarek ruhuna ulaştırmak ve sonra onun bize gönderdiği mukabil selâmları kalbimize üflemek vazifesiyle vazifeli melekler var.

Allah, peygamberlerin cesetlerini toprakta çürütmez.114 Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem), ehl-i keşfin ifadesiyle kabrinde “hayy”dır ve şehitlerin hayatını yaşamaktadır. O, ümmetin pek çok durumundan her zaman haberdardır. Binlerce yerden kendisine giden salât ve selâmı duyar ve bizzat mukabelede bulunur.

Öyle ise, sen de “es-Salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Resûlallah!” derken bunu, dizlerini O Sultan-ı Zîşân’ın dizlerine vermiş, doğrudan doğruya huzurunda, O’nu tebcil ve tazim ediyor gibi söyle. Unutma! Biraz daha kendinden geçersen, dizlerinin dizlerine değdiğini bile hissedebilirsin.. ve böyle cân u gönülden kurbiyet temin ettiğin zaman O’nun mübarek ruhunun hemen orada temessülüne de şahit olabilirsin…

Ve yine Allah Resûlü, müttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim’in beraber rivayet ettikleri) bir hadis-i şerifte şöyle ferman eder:

“İmam, غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ deyince siz ‘Âmin’ deyin. Zira her kimin ‘Âmin’ deyişi meleğin ‘Âmin’ deyişine denk gelirse (meleğin sesine karışır da Mele-i A’lâ’ya yükselirse) Allah onun geçmiş günahlarını mağfiret eder.”115

Bir başka hadiste şöyle ferman edilir:

177